Öğrenmenin Yeni Hali

Öğrenmenin Yeni Hali

En son güncellendiği tarih: Nis 27


ÖĞRENMENİN DE ÖĞRETMENİN DE

YOLU ARTIK ÇOK DEĞİŞTİ


Dünya hızlandı, konular karmaşıklaştı,

disiplinler iç içe geçmeye başladı.

Eğitimin "anlatma" kısmına ayrılan süreler artık kısalmak zorunda çünkü artık herkesin konsantrasyon imkanı azaldı.

Bir yandan da içerikler büyüdü.

Artık daha az sürede daha fazla şeyi öğretmek ve öğrenmek gerekiyor.

Artık eğitimin katma değeri "bilginin transferi"nde değil, bilgi zaten her yerde, bilgiye erişimin sınırları kalktı.

Eğitim yasarımcılarını kuralları yenilenen bir yarış bekliyor.

KIVILCIM VE MERAK...

Bugünün kuşakları, bugünün imkanları ve bugünün ihtiyaçlarına göre nasıl bir eğitim tasarımı yapardı. Sokrates'in temel öğretilerine baktığınızda, çağlar geçmesine rağmen doğru eğitimin temel prensiplerinin değişmemiş olduğunu görüyorsunuz.

Bugünün dünyasında o doğrulara yaklaşabilmek için yapabileceğimiz üç şey var :


ANLATMA DEĞİL ; MERAK UYANDIRMA VE KIVILCIM

Eğitim seansları birinin anlatıp diğerlerinin dinlemesi yerine anlatanın "bilge" sorularla başlatacağı sohbeti bir öğretiye evireceği 10-15 dakikalık oturumlar serisi olarak tasarlanacak.

Merak uyandırmada becerisi yüksek olanlar, dinleyenlerde yeni kıvılcımlar yaratabilenler yeni yarışta daha başarılı olacak.


SİNDİRME VE İÇSELLEŞTİRME KOLAYLAŞTIRILMALI

Öğrenilenin akla yerleşmesi için dinleyenin sindirme ve içselleştirme süresine yine ihtiyacı var, bu değişmedi. Aktarılan kavramlar çok kolay hazmedilebilen, bağımsız, mikro parçalara bölünmeli. Her bölüm kendi içinde teorisi ve pratiği ile bütün olabilmeli. İçeriklerini 10-15 dakikalık "hap"lara bölebilenler yeni yarışta daha başarılı olacak.


KOLLEKTİF (İMECE) ÖĞRENMEYE ZEMİN YARATILMALI

"Dinleyen sınıf"ların yerini yapa yapa ve deneyimleyerek öğrenen küçük mobil öğrenci grupları alacak. Kollektif (imece) öğrenme bireysel konsantrasyonla öğrenmeyi geride bırakacak. Sosyal mecralardaki büyük yayılım dijital teknolojilerin dünyayı değiştirmesi bizi bambaşka bir devrin başına getirdi. Artık çok hızlı bir biçimde ve sadece birbirimizden görerek öğreniyoruz. Kollektif öğrenme dünyasındayız. Dijitalleşmenin getirdiği imkanları kollektif öğrenmeye dönük tasarlayanlar yarışta daha başarılı olacak.


ÜÇ KURŞUNDA DİJİTAL


"Eğitimin yeni hali"nde baş rol "dijital"de. Yetişkin eğitimlerinde "dijital" bugüne kadar halledilemeyen en kritik üç meseleyi halledecek. İş hayatında en fazla sıkıntı yaratan olan üç unsur, iş kotarmanın üç "C"si (Collaboration, Communication, Contribution) dijital dünyanın getirdiği yeni imkanlarla çözülüyor. Eğitimlerin yeniden tasarlanmalarında etkiyi en çok bu üç unsur artıracak.

  1. Digital Communication : Yeni eğitim tasarımlarında öğrenenlerle öğreten arasında, öğrenenlerin kendi aralarında iletişimin mükemmelleştirilmesini sağlayacak unsurlar birinci derecede yer almalı. Sosyal platformlar, doğrudan mesajlaşma sistemleri, interaktif proje yazılımları eğitimlerin içinde basit araçlara dönüşecek. Dijital dünyanın imkanları "Digital Communication"ı (dijital iletişim) eğitimini hızlandıracak ve yaygınlaştıracak biçimde kullanılmalı.

  2. Digital Colloboration : Yeni eğitim tasarımlarında öğrencilerin bir arada bir iş kotarma, birlikte üretme birlikte sonuç almasına daha fazla yer verilmeli. Dijital dünyanın imkanları hem yüz yüze, hem de uzaktan çalışmalarda Digital Collabotion'ı öne çıkartacak şekilde kullanılmalı

  3. Digital Contribution : Yeni eğitim tasarımlarında öğrenme ortamına her bireyin katkısının sağlanması tarafı öne çıkartılmalı. Bunun için her eğitimin bir mikro proje gibi yakından takibi öğrencinin katkısının bire bir izlenmesi gerekiyor. Dijital dünyanın imkanları "Digital Contribution" yani bireysel katkının çok yakından izlenebilmesinini sağlamalı ve maksimize edileceği şekilde kullanılmalı.

Dijital teknolojilerin imkanlarını daha iyi kavrayan, tasarımlarını buna göre yapabilenler yarışta daha başarılı olacak.

Tüm bu gelişmeleri içinde barındıran yeni platformlara geçilecek.

Artık eğitimler için ciddi bir tasarım eforu ve tasarım bilgisi gerekiyor.

Öğrenci duygularını esas alan, teknolojiyi akıllıca kullanan basit çabuk ve ekonomik sonuç alınabilecek yeni bir eğitim düzenine doğru bir yarış başladı. Eğitimin yeni dünyasında da bir 4.0 zamanı geldi.

PROGRAMLAR ARTIK...


HİBRİD PROGRAMLAR

Programlar birlikte yapılan projelerden oluşacak. Öğretmenler ilham veren yol gösteren role geçiyorlar. İster yüz yüze ister uzaktan çalışılsın bilginin omurgaya inmesi atölyelerde birlikte yapa yapa olacak. Çalışmaların çoğu Sanal Stüdyolarda yürütülecek. Birlikte yapılacak, uzaktan da olsa sanal da olsa bir arada göre göre öğrenilecek. Projeler ortak da olsa her öğrencinin öğrenim programı da aldığı bireysel destek de farklı olacak.

Öğretmenler artık orkestra şefi gibi çalışacak.

MİKRO KAVRAMLAR

Programlar kolay içselleştirilebilen mikro modüllere bölünecek. Her bir "modül" kendi teorisi , kendi örnekleri ve kendi mikro projelerinden oluşacak. Tek bir fotoğrafla özetlenebilecek, tek bir başlıkla hatırlanabilecek, içselleştirilme süresi 10-15 dakikayı geçmeyen "hap"lar tasarlanacak. Eğitim tasarımcıları artık mimarlar kadar ustaca çalışmak zorunda.

PROJE ODAKLI BİRE BİR EĞİTİM

Öğretmenler proje danışmanları gibi çalışacak. Bire bir koçluk yapacak, her bireyin ilerlemesini hafta seviyesinde gözlemleyecek ve her gerektiğinde o öğrenci için akışı özelleştirecek. Eksiklerini tamamlamasına yardımcı olacak farklı disiplinlerle çalışmasını koordine edecek.